İlk hikayemiz (bölüm 2)

Arkadaşın da barda çalışıyor olmasından mütevellit, çalışanlarla selamlaştıktan sonra kapıya en yakın masaya oturduk. Müzisyenleri bile tanıyordu. Bizim biralar bittikten sonra yaşlı bir amca ile selamlaştı, bizim masaya oturdu bize de birer bira söyledikten sonra küfürlü konuşmalara başladı, gürültüden ne dediğini tam kestiremiyordum. Benim arkadaşın telefonu çaldı, yaklaşık 15 dakika dışarıda telefonla konuştuktan sonra geldi, arayan giden liseliymiş. “Bir şeyler söyledi ama anlamadım” dedi. “İyi” dedim. Bu sırada içeriye bir kızıldereli denilebilecek, uzun boylu, biraz da kilolu saçları beyazlamaya başlamış bir abi ile, incecik, güzel denilebilecek bir kadın girdi içeriye. Kızıldereli ile selamlaştılar, onlar müzisyene en yakın masaya gidip oturdular. Arkadaşım bu sırada hep bana “eğlensene biraz” falan diyordu, ancak ben, bu tarz ortamlara alışkın olmadığım için biraz yabancılık çekiyordum. Ne bileyim, hem böyle de bir eğlence anlayışım yok. Her neyse, bir süre sonra tekrar kızıldereliye selam vereceğini söyledi. Daha önce verdin ya dedim. Bir de yanına gidip vermek lazım, olmaz böyle dedi ve gitti. Bu sırada bar taburesinde oturan kel bir adamın da hep bizi izlediğini düşünüyordum, arkadaşa da dedim al bak heykel sanırım diye. Neyse, gitti bu, selamlaştı. 5 dakika sonra geldiğinde “hadi o masaya geçelim” dedi. “Neden?” dedim, hem tanımadığımız insanlarla tanışırız daha iyi olur dedi, biraz da ısrar ettikten sonra kalktık, geçtik. Bu sırada müzisyenler ara vermişti, gitar çalan kel adamla, kadın tabiri caizse “yiyişiyordu” masada. Kızıldereli, adama “biz ev arkadaşıyız” dedi. Bu cümleden, kadınla müzisyenin çok yakın olmadıklarını anladım.

Kendimi biraz masadan soyutlamak zorunda kaldım. Kızıldereli ile benim arkadaş aralarında bir şeyler konuşuyordu, yanımdakiler de rahat durmuyorlardı. Kızıldereliye sen nabıyon? diye sordum. Masör olduğunu , sürekli gezinti halinde olduğunu söyledi, kadına da söylediğini teyit ettirdi. kadın “2 aydır ev arkadaşıyız, 1 ya da 2 gece gördüm” dedi, güldü. Ben ortamda gittikçe daha da yabancılaşıyordum. Bu sırada müzisyenlerden biri benim arkadaşı çağırdı, kendisi konservatuara hazırlanmak için il değiştirecek, gitar çalan birisi. çıktı, 1-2 şarkı çaldı. En azından benim de ilgilenecek bir meşgalem olmuştu.

O da masaya geldikten sonra,canlı müzik bitti. kızıldereli, bir başka bara geçeceklerini, bizim de gelip gelemeyeceğimizi sordu. Ben çekinik kalıyordum, istemiyordum fakat, bir yandan da “ula neler oluyor? az biraz deneyimleyeyim” diye de aklımdan geçmedi değil. Arkadaş da çok ısrar edince kalktık. Kadın, müzisyene “sen de gelsene” dedi. müzisyenler de geçeceğimiz yerin adını öğrenip “siz çıkın, biz geliriz” dediler ve bardan çıktık.

Yorum bırakın

WordPress.com ile böyle bir site tasarlayın
Başlayın